Ana Sayfa > Marketing-Pazarlama > Şahin Sucukları-Krizde Bir Marka Nasıl Parlar?

Şahin Sucukları-Krizde Bir Marka Nasıl Parlar?

556

Anlatılmaz yaşanır sucuk Şahinse alınır, Anlatılmaz yaşanır pastırma Şahinse alınır, Anlatılmaz yaşanır sucuk Şahinse alınır, anlatılmaz yaşanırrrrr ….

Son 2-3 haftadır kulağımda devamlı bu ses var:) Artık ağzıma takıldı tekerleme gibi söylemeye başladım.  Bahsettiğim markayı çoğumuz biliyordur sanırım, son dönemde yoğun bir reklam harcaması yapan Şahin sucukları. Firmamız Kayserili,uzunca bir süredir piyasada olduğunu biliyorum.

Sucuk, pastırma gibi Kayseri‘nin meşhur yiyeceklerine odaklanmış firmamız reklamlarında da bu iki ürünü hem mesajlarında hem görsel olarak oldukça ön plana çıkartmış.  Slogan arkadan devamlı geliyor, “Anlatılmaz yaşanır sucuk Şahinse alınır” şeklinde, ayrıca reklam çok kısa yaklaşık 5 sn. falan.

Peki acaba Şahin sucukları neden bu yazıma kaynak oluşturdu?

Herkesin dilinde kriz zamanı yatırım yapan firmalar kazanır şeklinde bir söylem devamlı dolaşır. Aynı söylemler bu kriz döneminde de yerini aldı. Şahin sucukları da kriz döneminde sesini çıkaran firmalardan bir tanesi, yoğun reklam faaliyetleri ile kriz zamanı yatırım yapmak deyiminin tam bir örneği.

Şahin Sucukları Resim

Reklam ve Marka Analiz;

Reklam;

-Sloganın devamlı tekrarlanması marka isminin insanların kafasında kazınmasına yol açacağı kesin. Hele ki marka bağımlılığının veya bilinirliliğinin çok yüksek olmadığı sucuk,pastırma alanında alışveriş esnasında tüketicilerin bildikleri markaya yönelmelerini sağlayacak bir slogan olduğu çok açık. Tüketiciler rafa bir göz attı, çoğu markayı bilmiyorlarsa reklamdan anımsadıkları Şahin sucuklarının reklam verdiğinden dolayı kaliteli olduğunu düşünüp satın alma kararlarını ona göre verebilirler.

-Reklamda herhangi  bir farklılık, komik bir şey falan yok. Çoğu görüştüğüm arkadaşımda kötü olduğu konusunda hem fikir. Ama ben burada hedef kitle açısından ve reklamın hedefi açısından düşünüyorum ve kesinlikle başarılı olduğunu söylüyorum. Sonuçta istenen markayı hedef kitlenin aklına kazımak,  50 saniyelik çok yaratıcı bir reklama harcanacak bir para yerine sadece sloganlı 5 sn. den çok daha fazla spot girilecek bir reklam göstermek çok daha mantıklı.

En güzel ve akıllıca tarafı ise reklam fiyatlarının düştüğü, çoğu markanın reklam vermediği bu kriz zamanı sesini yükseltmek. İşte bu yüzden çoğu kişi kriz zamanı yatırım yapan kazanır diyerek konuşmalarına başlıyor. Daha önceki yazımda belirttiğim üzere küçük işletmelerin böyle bir iş için parası yok fakat nispeten daha büyük işletmelerin ellerinde yatırım yapabilecek paraları varken, böyle zamanlarda nakitlerini bu şekilde değerlendirmeleri çok mantıklı bir hamle. Şahin sucukları da bu dönemde ortaya çıkarak tüketicilerin zihninde bir yer edindiler, marka bilinirliği yarattılar. Bundan sonra iş dağıtım kanallarının kuvvetli olmasına ve kalitelerini devam ettirmelerine kalmış.

Satış rakamlarındaki artışı şu an için bilemiyorum ama belki de bir yetkili mail atıp durumu yüzdesel olarak bizimle paylaşabilir.

Not: Aslında bu firmadan biriyle de görüşmek istemiştim daha detaylı bilgi verebilmek için mail attım ama cevap veren olmadı. Sağlık olsun:) Ek bir açıklama gelirse eklerim.

Reblog this post [with Zemanta]

  1. Ocak 28th, 2009 at 11:33 | #1

    Serbay;
    Süper bir konuyu yazmışsın.
    Arkadaş ortamındaki sohbete bile dahil olmuş bir konu oldu Şahin sucuklarının reklamı.
    Benim beynimin içinde tekrarlanıp duran küçük çocuğun seslendirdiği hali.
    “anlatılmaz tadılır, sucuk şahinse alınır”
    Ama pastırma kesen satır çok korkunç. Koca bir satır pastırmadan incecik bir dilimi yavaşça ayırırken, bazen tüylerim diken diken oluyor.
    Yine de çok pratikçe düşünülmüş bir çalışma bence.

  2. Ocak 28th, 2009 at 13:46 | #2

    Yorumun için teşekkürler Ümit. Reklamlar çok yüksek frekans ile yayınlanarak geniş bir kitleye ulaştı.

  3. şaban şahiner
    Nisan 21st, 2009 at 08:47 | #3

    ankarada belpınar bayisiyim belpınarla olan anlaşmamızı bitirip sizinle çalışmak istiyoruz.bizedönerseniz sevinirim.

  4. Nisan 21st, 2009 at 09:03 | #4

    Duy bunu Şahin sucukları:) Şaban bey maalesef ben yetkili değilim burada, umarım görürler mesajınızı:)

  5. Nisan 21st, 2009 at 11:21 | #5

    Serbay bey,

    Yazınızdaki “reklam ve marka analizi” bölümünde dikkatimi çeken birkaç noktayı paylaşmak isterim:

    “Sloganın devamlı tekrarlanması marka isminin insanların kafasında kazınmasına yol açacağı kesin.” demişsiniz, fakat bu saptama her zaman faydalı sonuçlar vermeyebiliyor. En azından bazı tüketicilerin, bu reklamdaki yaratıcı uygulamayı (!) irrite edici bulabileceklerini de göz önünde bulundurmak gerek. “Bir şeyi kırk kere söylersen olurmuş” atasözüne reklamcılıkta pek güvenmemek lazım (özellikle de “Anlatılmaz yaşanır!” gibi, rakiplerinden farklılığını net olarak anlatmayan kapalı bir sloganın “kırk kere” tekrarlanması durumunda)… Tüketicilerin “mecburen ezberledikleri” bu reklam yüzünden, markayı olumsuz – belirsiz çağrışımlarla hatırlama ihtimallerini de hesaba katmakta fayda var…

    Yazınızın analiz bölümündeki “Hele ki marka bağımlılığının veya bilinirliliğinin çok yüksek olmadığı…” cümlesine de pek katılamayacağım, çünkü Pınar, Apikoğlu, Cumhuriyet, Maret ve hatta Aytaç ve Coşkun gibi rakiplerinin arasında pazar payını artırmaya çalışan, “kurumsal güven” imajı bu rakiplerine göre pek de güçlü olmayan bir markadan bahsediyoruz…

    Marka imajlarının algılanma – ihtiyaçlarla ilişkilendirilme düzeyi ve reklamdaki rasyonel – duygusal faydaların onaylanması kriterleri açısından hedef kitle segmentasyonuna baktığımızda, Şahin’in rakiplerinden pazar payı alma ihtimalini pek kuvvetli görmüyorum açıkçası. Eğer kısa vadede satışları arttı ise, bu muhtemelen pazarı büyüttüğü ve yeni bir niş yarattığı anlamına gelir sadece. Ama hakkını vermek lazım, tabii ki bu da bir pazarlama başarısıdır. Benim itiraz ettiğim nokta, sizin analizinizdeki argümanların pek geçerli olmadığını, reklam ve marka analizinde “neden –sonuç” ilişkilerinin sizin yazdığınız gibi işlemediğini hatırlatmaktan ibaret sadece…

    Tamamen yapıcı eleştiri niyetiyle yazdığım bu düşüncelerimin temel dayanığının, sadece reklam ve marka analizi konusunda sizden farklı bir bakış açısına sahip olmamdan ibaret olduğunu da bir kez daha belirtmek isterim…

    Sevgilerimle,

    Melih Cılga

  6. Nisan 21st, 2009 at 12:38 | #6

    Cevaplarım şu şekildedir;
    “Sloganın devamlı tekrarlanması marka isminin insanların kafasında kazınmasına yol açacağı kesin.”
    Tabiki herkes bu durumu sevmeyecek, bu gibi durumlar illaki olacaktır, dew reklamı çok mu sempatik? Kesinlikle değil ama hedef kitleyi kendimiz gibi görmemek lazım bence. Ama irrite etmeyen büyük bir kısım olduğunu düşünebilirsek o kişilerin markete gittiklerinde şahin sucuklarını görünce tanıdık geleceği kesin. Zaten şahin sucuklarının istediği de bu bence.
    Ama normal bir reklamı analiz edecek olsam tabiki bu şekilde söylemem.
    Rakipleri konusuna gelince, evet rakipler mevcut ama çoğu sektördeki kıran kırana rekabet burada pek geçerli değil. Yoksa dediğiniz gibi diğer markalar zaten kendilerini kanıtlamış iyi isimler. Bu adımdan sonra tüketici hepsini biliyorsa belki devreye fiyat girecek. Yani buradaki rekabet bir banka rekabeti, içecek, giysi rekabeti kadar yoğun değil. Bu durumda şahin sucuklarının tüketicinin seçenekleri arasına girmesi bile değerli bir durumdur.

    Eleştirilerinize çok teşekkür ediyorum, vakit ayırıp yazıyı okuyup bu kadar yazı yazmanız bile beni çok mutlu etti. Çok teşekkürler

  7. erdem savaş
    Kasım 4th, 2009 at 22:33 | #7

    Ben merak ediyorum acaba Şahin sucuktaki 100 de 100 dana olan üründe soya fasulyesi ve dekstroz oranı nedir. sucuğun yüzde kaçı gerçek et. reklamlar yanıltıyor gibi geldi bana markette baktım ama oranlar yazmamış.

  1. Henüz bir geri izleme yok.

Not: Bu yazıya verilmiş olan yorumlardan herhangi birisine cevap vermek isterseniz yorumunuzun başında @kullaniciadi kullanarak cevap verdiğiniz yorum sahibini yorumunuz hakkında otomatik olarak bilgilendirmiş olursunuz. Örneğin bu yazıya yorum bırakmış kullanıcılardan birisinin adı ABC ise ve siz o kişiye cevap vermek istiyorsanız, yorumunuzun başına @ABC eklemeniz ve ardından bir boşluk bırakmanız yeterlidir. Cevap verdiğiniz kişinin kullanıcı adını yorumunuza eklerken, kullanıcı adlarının birebir eşleştiğinden ve büyük-küçük harfe duyarlı olduğundan emin olun.

Comments links could be nofollow free.