İnternetin markalara en büyük katkılarından bir tanesi tüketici-marka ilişkisini kolaylaştırması. Yani eskiden sadece raflarda, Tv reklamlarında gördükleri, kolayca ulaşamadıkları markalara artık tüketiciler kolayca ulaşabilmektedirler.
Telefon numaraları,e-posta adresleri gibi ulaşım yöntemleri ile basitçe markaya ÅŸikayetinizi, övgülerinizi iletebiliyorsunuz. Fakat bir çok marka bununla da yetinmiyor, twitter, micro site açmak gibi yöntemlerle müşterileriyle daha da yakınlaşıyor, onlardan fikir alıyor, ÅŸikayetlerini cevaplıyor. Twitter’ı Comcast gibi bazı firmalar müşteri ÅŸikayetlerini, isteklerini karşılayarak kullanıyorlar starbucks gibi bazı markalar ise mystarbucksidea.com gibi sitelerde müşteri önerileri alıyorlar. Ülkemizdeki müşteri-tüketici yakınlaÅŸmasına en güzel örneklerden bir tanesi ise www.ideshot.com, ideshot aracılığıyla da bir çok marka ürününü kullanan kiÅŸilerden öneriler alıyor, beÄŸenirse hayata geçiriyor. BeÄŸendikleri önerilere verdikleri hediyeler ile de kazan-kazan prensibini çok güzel uyguluyorlar.
Markalar, internet üzerinde müşterilerinin kendilerine ulaşması adına her türlü iletişim kanalını açık tutmalılar. Eğer web sitenize giren kullanıcı size ulaşmak için eziyet çekiyorsa baştan 1-0 yenik başlarsınız. Ana sayfanıza gelen kişilerin görmeleri gereken en önemli şeyler; telefon numaranız, iletişim linkiniz, farklı istekler için farklı e-mail adresleri, sizi arayalım kurguları, gibi özellikler olmalıdır. Kolayca ulaşılabilir olmanız en önemli artınızdır. Ayrıca twitter,friendfeed gibi siteleri GERÇEKTEN kullanmak, blog açmak markaların tüketiciyle yakınlaşmalarına olanak sağlar.

Markanızla az önce çok kötü deneyim yaşamış biri, internet üzerinde harıl harıl bu firmaya nasıl ulaşırım diye sizi arıyor olabilir. Ararken de nerede bu lanet olası telefonları, e-posta adresleri diyor da olabilir ve muhtemelen 2-3 dakika arayıp sizi bulamadıktan sonra hemen bir şikayet sitesine girip bütün deneyimini yazabilir.
Bu durumda sinirli komşudan kaçan, duvarın arkasına gizlenen ve annesine şikayet edilen çocuk mu olmak istersiniz, yoksa bütün iletişim kanallarınızı açık tutarak müşterilerizin size kolayca ulaşmasını sağlayarak şikayetçi teyzenin karşısına çıkan, özür dileyen, kendini affettiren, konu annesine gitmeden kendi çözen çocuk mu olmak istersiniz?
Tercih sizin, kolayca ulaşılabilir olun, internet dünyasında hiç bir yere kaçılamayacağını unutmayın.
Bu konularda haklısın Serbay… EÄŸer bir de, kurumlara yapılan “yalan” kampanyaları için nasıl tavır alınması gerektiÄŸini yazarsan çok memnun oluruz.
Coca cola, Mc Donald için belli aralıklara yalan kampanyaları düzenlenmesi, artık sosyal mecra makalelerine bile geçti.
Danone’nin gördüğü zararı da biliyoruz.
Bu nedenle daha önemli olan bu konuda katkını bekliyorum.
Çok Güzel bir noktaya değinmişsin Uğur abi, en kısa zamanda bununla da ilgili bir şey yazacağım. Yorumun için teşekkürler
Mükemmel bir fırsat markalar için. Özellikle Danone örneÄŸinde gördüğümüz gibi “kriz yönetimi” baÅŸarılı bir ÅŸekilde yapılabilir.