Arşiv

Mart, 2008 Arşivi

Vodafone Geyikleri Geldi! Vodafone-Volume 4

Mart 31st, 2008 Yorum yok

Geldik Vodafone volume 4 yazımıza, bir önce ki yazımda belirttiğim üzere 4 ve 5 hazır demiştim, vodafone geyiklerini bir ön sıraya alıyım dedim, diğer yazım da gelecek yarın.

Evet beklediğimiz an geldi, sevgili Vodafone geldi hoş mu geldi acaba? İsterseniz hemen bir detaylara bakalım;

“Vodafone’un cep telefonuna gönderdiği mesaja en geç bir saat içinde cevap verirsen, 30 bedava geyik dakikası kazanacaksın. Kazandığın dakikaları harcamak için 30 dakikan olacak. Dakikalarını kullandıktan sonra da telefonunu açık tutmaya devam etmelisin çünkü her an yeni sürprizler gelebilir.

Ayrıca mesaja belirlenen süre içerisinde cevap veremezsen, moralini bozma, sana gelecek diğer mesajları bekle.

İyisi mi telefonun her an açık olsun Vodafone’lu… Bir mesaj alacaksın, geyiğe doyacaksın.

Kampanya 30 Mart-30 Nisan arasında tüm aktif faturalı ve ön ödemeli Vodafone aboneleri için geçerlidir. Vodafone kampanyanın süresini uzatma hakkını saklı tutar.”

Telefonunuzu açık tutuyorsunuz, kapatmıyorsunuz yanınızdan ayırmıyorsunuz bir bakıyosunuz Vodafone’dan mesaj gelmiş ve size diyor ki “haydi şimdi herşeyi bırak 30 dakikan var şimdi geyik zamanı”. Mesajın geldiği andan itibaren cevap veriyosunuz belirlenen sürede ve sonra alın size 30 dakika konuşma ama sadece 30 dakika vaktiniz var bu sürede konuşmazsanız hakkınız yanıyor, ama bu mesajlardan çok geleceği için üzülmeyin demeyi d eihmal etmemişler.

Yani kısa zamanda yollarda anlamlı anlamsız bir anda telefona sarılan, durduk yere konuşmaya başlayan sağı solu arayan kişileri görebileceğiz. Bir mesaj gelecek ve hemen arkadaşlar, sevgililer, aile fertleri aranmaya başlanacak kısacası tüm Türkiye bol bol geyik yapacak bu kampanya sayesinde.

Şimdi bu kampanyanın ön yüzüydü görünen yüzü yani, peki biraz beyin jimnastiği yaparak arka planına bakalım. Yani bu kampanya acaba Vodafone’a ne getirir?

    1. İlk önce kampanya bu bedava dakikalar sayesinde daha da fazla kitlelere ulaşabilecek.
    2. Vodafone hattı olanlar telefonlarını bir dakikalığına bile uzaklarına koymayacak hep yanında tutacaklar, telefonları hep yanlarında olduğundan konuşmaya daha çok ihtiyaç duyabilir hatlarını daha çok kullanabilirler.
    3. Eğer Vodafone’dan bize mesaj geldiğinde geri dönüş mesajına 1 kontör de olsa ücret ödüyorsak(ki bilmiyorum tam olarak) hatlarına bir süredir kontör yüklemeyen kişiler nolur nolmaz ya bize denk gelirse deyip en azından 20 kontör yükleyecekler bu şekilde kontör yüklemelerinde de bir artış olabilir.
    4. Belki de 30 dakikasını kullanmak için birilerini arayan kişinin arkadaşıyla konuşması 30 dakika da bitmeyecek ve devam etmek isteyecek bu sayede de kendi kontörlerinden de harcama yapma durumunda kalabilir.
    5. Bu tarz arka arkaya gelen kampanyalar sayesinde Vodafone ismi iyice yaygınlaşabilir ve kullanıcılar arasında Vodafone ile güçlü bir bağ oluşabilir.
    6. Özellikle Turkcell gibi güçlü ve Türkiye de tamamen yer edinmiş bir operatör karşısında bu kampanyalar ile pazar payını yükseltme şansı fazlasıyla artabilir.

      Yani kampanyanın özüne gelecek olursak; Vodafone 1. senelerini kutlamak amacıyla ve insanların Vodafone kullanmalarını artırmak amacıyla zekice planlanmış yoğun şekilde Tv ve İnternet kampanyaları ile destekleyerek başarılı bir kampanya çıkartmışlar diyebilirim.

      Vodafone’dan Kısa Kesmece Yarışması Vodafone-Volume 3

      Mart 31st, 2008 Yorum yok

      Evet farkındayım bu Vodafone ile ilgili yazılarım çoğalmaya devam ediyor, sanırım volume 10′a kadar yolu var bu yazılarımın:)

      Napalım Vodafone yapıyor bize de yazmak düşüyor, Aslında bu yeni başlattıkları advergame’lerinin yapılması gerektiğini hesabını bilen tarife kısa konuşmaları başladığından beri söylüyordum ama sanırım yazıya dökmemişim. Pardon neyi yapmış Vodafone onu söylemedim değil mi? Hepimiz bu vodafone’unun hesabını bilen tarife konuşturan seçenek kampanyası için hazırladığı reklam filminde ki kısa diyaloglarını biliyoruzdur. İşte kampanyanın yayılmasıyla birlikte hepimiz aramızda doğaçlama diyaloglar yaparak bu işin esprisini yapmışızdır veya reklam filmlerini birbirimize anlatmışızdır.

      İşte ben de Vodafone’unun bunu oyun haline getirmesi gerektiğini hatta iyi diyalogların puanlanarak ödüller falan verilmesi gerektiğini bu şekilde daha çok etki yaratabileceğini söylüyordum. Fakat şimdi de baktım burada ki yazımda bunu belirtmemişim, herneyse Vodafone beni kırmadı ve yarışmasını başlattı.

      İşte linki; http://www.vodafone.com.tr/kisakesmece/flash/main.html 

      Yarışmanın adı kısa kesmece yarışması:) adından da anlaşılacağı üzere reklamda ki gibi kısa kısa konuşmalar yapıyorsunuz herkes gelip oyluyor sonra da en iyi puan ortalamasını yakalayan ilk 3 kişiye farklı ödüller verilmekte. Ayrıca karakterlerinizi falan seçebiliyorsunuz arka plan da seçilebiliyor. Benim zaten yapmaları gereken birşey diye düşündüğüm bir olaydı, bence kampanyanın kitlesini artırmak için güzel bir yöntem. Ben de hemen bir kaç senaryo yazdım lovemark nickimle:) Bakabilirsiniz.

       Vodafone son zamanlarda ki kampanyaları ile piyasayı hareketlendirdi, rekabet güzeldir, iyi kampanyalar da takdir edilmedilir. Ben de öyle yapıyorum ben takdir ediyorum.

      Volume 3 dedik şu an hazırlanma aşamasında olan Vodafone CEO’sunun konuşmasıyla ilgili yorumlarımın bulunduğu  Volume 4 ve Geyik kampanyasıyla ilgili yazdığım Volume 5 de çok yakında burada.

      İnternet reklamcılığı nereye gidiyor?

      Mart 31st, 2008 Yorum yok

      Yine bu başlıkta bu kategori de içinde bulunduğum ve uzmanlık alanlarımdan birisi olan internet reklamcılığı konusunda bildiğim şeyleri paylaşıcam hoşuma giden reklam metodlarını da bu kategoriye ekleyeceğim.

      Peki gerçekten internet reklamcılığı nasıl? gelişiyor mu? nereye gidiyor?

      İnternetin Türkiye’ye gelişi nerdeyse 13-14 seneye ulaştı. İnterneti çabuk benimsedik ve son senelerde daha büyük bir artış hızıyla ülkemizde bir çok kişinin internet bağlantısı olmaya başladı. Tabi ki bu gelişmeler insanları normalde yaptıkları çoğu şeyden alıkoymaya başladı, gazeteler internetten okunmaya başlandı, e-kitaplar indirilmeye başlandı, müziği zaten saymıyorum bile… Yine de halk olarak dokunmayı sevdiğimizden çoğu alışkanlığımızdan vazgeçemedik ama internet bir yan kol oldu, gazeteleri aldık okuduk bir de internetten takip etmeye başladık, sosyal tanışma ortamlarında sohbetler iyice arttı. Ve bütün bunlar olurken geleneksel mecralarda olan reklam çalışmaları insanların internete olan ilgisi ile birlikte internete doğru kaymaya başladı. Son seneler de ki verilerde bunu doğruluyor, reklam pastasından internete ayrılan oran gittikçe artmakta hatta televizyondan sonra 2.sıraya internet yerleşti bile diyebiliriz.  Tabi ki ödenen ücretler reklam harcamaları yönünde internet o kadar da büyük harcamalara sahe olmuyor ama bunun nedeni hala internet reklamcılığının ucuz olmasıdır.

      Kullanıcıların internette bulunması sayesinde daha büyük kitlelere hem daha ucuz hem de daha etkin yoldan ulaşma yolu reklaverenleri reklamcıları cezbetti diyebiliriz. Aynı zamanda internet sayesinde yönlendirme şansımız da ortaya çıktı, Tv’ye verdiğiniz veya dergiye verdiğiniz reklamn dönüşünü net olarak bilemezken internette verdiğiniz reklamın size ne olarak döndüğüne kadar herşeyi görebiliyor, banner reklamları ile sitenize yönlendirme yapabiliyorsunuz.

      Yani geleneksel mecralarda AIDA( attention interest desire action) 4′lüsün de dikkati çekerdik ilgiyi de alırdık belki iyice cezbederdik karşı tarafı ama son aşamasını yani action aşamasını bilemezdik burda ise kullanıcının her aşamasını rahatlıkla sezebiliyor, görebiliyoruz rahatlıkla.

      Bu konuda yazılarım daha da devam edecek…

      Google Analytics Nedir?

      Mart 30th, 2008 Yorum yok

      Google adwords den bahsetmişken analytics den bahsetmemek olmazdı, size bu program hakkında da kısaca bilgi veriyim. Öncelikle ücretsiz bir google aracı, adwords hesabınız olmasına gerek yok internet siteniz var ve kullanıcalarınızı detaylı tanımak istiyorsanız kullanabilirsiniz.

      Kullanıcılarınız hakkında yani sitenizi ziyaret eden kişiler hakkında detaylı bilgi almak cümlesi bile google analytics için çok hafif bir cümledir. Çünkü google analytics sitenizi ziyaret edenlerin bırakın genel bilgileri nerdeyse seceresini çıkarır sizlere.  Size sitesinize gelen kullanıcılar hangi sitelerden gelmiş, bir yerde reklamınızı mı tıklamış gelmiş, geldikten sonra sitenizde ne kadar durmuş, hemen çıkmış mı, pek ne yapmış siteniz içerisinde üye olmuş mu, ürün almış mı, aldıysa ne kadarlık ürün almış, peki acaba bilgisayarında vista mı kullanıyor xp mi, flash programı var mı, java kullanıyor mu, hangi ilden gelmiş, internet hızı nasıl …. ve daha bir sürüsü:) Nasıl sizce de etkileyici değil mi? müşterilerinizi bundan daha iyi tanıma yöntemi olabilir mi? Ve inanın daha birçoğunu söylemedim, bütün özelliklerine de zamanla geliriz konuşuruz.

      Yapmanız gereken şey çok basit aslında bir gmail hesabınız olsun ya da direkt girin http://www.google.com/analytics/tr-TR/ adrese ve kayıt olun. Daha sonra gerekli aşamaları geçtikten sonra analytics’in size verdiği kodu alıp sitenizin ana sayfasınızın kod bölümüne yapıştırarak sitenizi hemen izlemeye başlayabilirsiniz.

      Google AdWords nedir?

      Mart 30th, 2008 Yorum yok

      Burda sizlere uzmanlık konularımdan bir tanesi olan google adwords reklamcılığı hakkında bilgiler vermeye çalışacağım.

      Adwords’un farklı özelliklerinden, adwords kullanarak neler yapılabileceğine kadar herşeyi burda anlatmaya çalışacağım elimden geldikçe.

      Hemen kısaca tanımını ve ne işe yaradığı anlatarak başlıyım isterseniz; Adwords google’un bir reklam modelidir. Aslında amacı çok da fazla bütçesi olmayan ama kendi tanıtımını yapmak isteyen işletmelerin maddi olarak avantajı büyük olan işletmeler karşısında tanıtımlarını yapabilmeleridir. Yani google adwords kullanarak günlük 1 ytl’lik reklam bile verebilirsiniz herşey size kalmış . Üye olup ilk para yatırdığınız da sizden etkinleştirme ücreti olarak 7 ytl alınıyor ve siz anında reklamlarınızı yayınlatmaya başlayabiliyorsunuz.

      Peki tamam az bütçeyle çok iş yapalım da nerde çıkıcaz onu söyle diyorsanız söylüyorum; google adwords aracılığıyla ilk önce google da herhangi bir kelime aradığınız da sağ tarafta çıkan sponsor bağlantılardan biri olabilir bu şekilde ilk sayfadan kendinizi tanıtabilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken tek şey uzmanlık alanınız ile ilgili doğru kelimeler seçmek ve adwords hesabınız da bu kelimeleri seçerek kullanıcıların istediğiniz seçtiğiniz kelimeleri aradıkların da sizin çıkmanızı sağlamak olacaktır. Tabi ki bu basit bir anlatım bunun arka yüzünde text reklamların nasıl yazılması gerektiğinden anahtar kelime optimizasyonuna kelime başına ne kadar ödeyeceğinize kadar bir sürü ayrıntı mevcut şimdilik genel anlatım yapacağım. Diğer terimlerin ayrıntılı tanımına ilerleyen günlerde geçeceğim.

      Başka ne yapabiliriz adwords ile? Google’un adsense(reklam alan internet site sahiplerinin kullandığı program) programı sayesinde sitelerinde reklam almak isteyen kullanıcıların sitelerine banner(hareketli reklam) içerik reklamı (metin reklam) verebiliyoruz.

      Kısacası google’un anlaşmalı olduğu yüzbinlerce site içerisinden istediğimiz sitelerde istediğimiz bütçe ile reklamlarımızı yayınlatabilir gün sonunda ne kadar para ödemişiz ne kadar ziyaretçi almışız bunları görebiliriz.

      Ve hatta google analytics aracılığıyla da inanılmaz detaylı raporlar alabiliyoruz. Bu ilk adwords yazımda basit olarak bazı başlıklara neler yapabileceğinize değindim. İleri ki günlerde daha da detaya gireceğim. Adwords ve Analytics konularında detaylı bilgileri sunacağım.

      İlk giriş için; www.google.com/adwords

      Vodafone geyikleri geliyorrrr!Vodafone Volume-2

      Mart 30th, 2008 Yorum yok

      Vodafone geyikleri yolda hazır olun:)

      Bugün ayın 30′u  kampanyanın başlaması lazım aslında ama daha detaylı bilgi yok bakalım vodafone’unun sitesinde.Heyecanla bekliyoruz neymiş ne değilmiş öğrenmek için. İnternette biraz dolaşırken doğruluğunu tam bilmediğim bir kaç bilgiyle karşılaştım aslında. Mesela bir iki arkadaş vodafone’nun gün içinde belli sayıda kişilere mesaj atacağını ve 3 saat içinde harcaması gereken yarım saat bedava veya 50 kontor falan verceğini belirtmişler. Heralde kesin bilgiyi yarın itibariyle alırız.

      Biz şimdi kampanya analiz kısmına bakalım; Naptı Vodafone bu kampanya için? Nereleri kullandı?

      Öncelikle kampanyaya oldukça gizemli bir hava kattılar, belli bir süre önce kampanyanın duyurularına çeşitli kanallarla başlayarak, bu gizemi üst düzeye çıkardılar. Geyik konsepti konuşmayı sevenler için güzel bir kelime aslında, reklamlar da da bu sözün üzerine gitmeleri ve gayet basit bir şekilde sizi daha da çok konuşturacağız mesajını vermeleri gayet etkili olmuş bence.  Yani diyor ki basit bir şekilde Vodafone bizlere “Eyyy geyiği seven Türk milleti geçenlerde hesabını bilen tarife dedik tuttunuz alın size bir kampanya daha, sizin geyiklerinizi daha da uzatacağız daha çok konuşabileceksiniz” diyor bu kampanya ile.

      Reklam filmleride gayet basit koşan geyikler bize doğru geliyor. Mesajı direkt veren izleyeni hiç zorlamayan kısa ve öz bir reklam filmi olmuş. Peki diğer kullanılan alanlara ne demeli? Özellikle de internete verdikleri ağırlığa, öncelikle bir kampanyayı ilk etapta en güzel ve en etkili duyurma yöntemlerinden  biri olan msn road block(yani msn’inin içinde bulunan bütün reklam alanlarını alıyorlar gün boyunca msn messengerda maillerimizde anasayfada onları görüyoruz) kullandılar, ve çoğumuz msn kullandığımız için bir çok kişinin haberi oldu bu kampanyadan. Banner’ı tıklayınca da gittiğimiz sayfada siteyi ittiren bir geyikle karşılaştık, ki hala karşılaşıyoruz:) Daha sonra ise bir internet sitesinde geyiklerin sayfada dolaştığını gördüm üzerine tıklayınca yine mesaj ve sonra tıklayınca sitelerine yönlendirme oluyordu.

      Yani Vodafone reklamı nasıl daha büyük kitlelere yayabileceğini iyi bir şekilde planlamış ve güzelce de uygulamış .İnternet uygulamaları benim gerçekten çok hoşuma gitti açıkcası,  Mesajları net reklamları kısa ve öz kullanıcıyı yormuyor gören mesajı direkt algılıyor ve kampanya hedefe doğru ilerliyor bence.

      Bakalım esas kampanyanın özü neymiş öğrenelim sonra bir daha burdan gözlemleyelim birlikte.

      Takdir-e Şayan Vodafone Pazarlama İletişimi Kampanyaları-Volume 1

      Mart 27th, 2008 Yorum yok

      Son zamanlarda en beğendiğim pazarlama iletişimi kampanyalarından biri de Vodafone’unun yaptığı kampanyalar, daha doğrusu Vodafone merkezin yapıp Türkiyeye uyarlanan reklam kampanyaları diyelim.

      Reklamlarında sorun öyle güzel tanımlanmış ve bu soruna o kadar güzel vurgu yapılmıştı ki beğenmemek elde değil. Sorun belliydi; insanların kapat kapat daha fazla kontorüm gitmesin, fatura bu ay acaip gelecek telaşıyla konuşurken alelacele telefonu kapatma istekleriydi. Yani bu çok yazma korkusu sanırım herkeste az çok mevcuttur. Bu kampanya da da Vodafone diyor ki “Siz hiç takılmayın bu hesaplara konuşun da konuşun”, Sorunu tanımladık, sorunun çözümü belli, bu sorunun çözümü için Vodafone’nun bizlere mesajıda net”Konuşmaktan korkmayın”.

      Ve malum herkesin diline dolanan reklam filmleri de cabası, reklamda kullanılan kelimeler herkesin dilinde, nereye gitseniz bu ikili diyalogların türetilmiş hallerini görebiliyorsunuz. İstenen etkiden daha fazlası insanların birbiriyle yaptığı şakalaşmalardan kazanıldı bence. Bu sayede reklamı kampanyayı duymayan kalmadı sanırım.

      Peki birde reklam boyutundan çıkıp gerçek boyuta geçsek acaba Vodafone bize istediğin kadar konuş diyerek bir kandırmacamı yapıyor? Ben de o tarifeye geçmiş biri olarak fiyat konusunda sizinle bildiklerimi paylaşıyım;Öncelikle size 3500 dakika bedava konuşma imkanı veriliyor, sadece o tarife de bulunan kişilerle konuşabiliyorsunuz, 3500 dakika ciddi bir süre, 5 sn. konuşursanız örneğin sürenizden 5 sn. eksiliyor 1 dakika değil ve diğer operatörlerle ve hesabını bilen tarife abonesi olmayan kişilerle dakikası 0,38 krş’tan konuşabiliyorsunuz,mesajı da 0,25 krş’a atabiliyorsunuz. Hiç mi eksisi yok maalesef var bir adet, bu kampanyayı aktif edebilmeniz için 15 ytl para kart yüklemeniz gerekiyor, para kartlar ise sadece vodafone shop’lar da satılıyor. İşte kötü olan kısmı bu kısım çünkü para kartı kontör gibi kolay bulamıyorsunuz. Akşam 8 den sonra ihtiyacınız olsa bir yerde bulamazsınız. Vodafone shop olmayan yerler var oralar da hiç şansınız yok. Bilginize…

      Yani aslında ortada kandırmaca falan da yok, her yönüyle güzel desteklenen bir pazarlama iletişimi kampanyası bana göre. İnternette dergide Tv de heryerde görebileceğimiz başarılı bir kampanya olarak kazanıyor zihinlere.

      Detaylı bilgiyi http://www.vodafone.com.tr/Tarifeler/tarifeler.hesabini_bilen.php dan  alabilirsiniz.

      not: Yeni kampanyaları da yolda geliyor, geyikler yola çıktı gerçekten. Merakla bekliyoruz, Onu da ilerleyen zamanlarda yavaş yavaş analiz edeceğim. Bir vodafone analizim daha var onun için Volume-1 yazma gereği duydum.

      Kategoriler: Marketing-Pazarlama Etiketler:

      case logic’i bilen var mı?

      Mart 27th, 2008 Yorum yok

      Ben case logic markasını laptop çantalarından tanımıştım, kendim almış olmamama rağmen 4 5 kişinin laptop çantasının case logic olduğunu görmüştüm. Çok da üzerinde kafa yorabileceğim birşey yoktu yani markayla ilgili kafamda ta ki bugün akşama kadar.

      Bugün akşam İstinye park’a bir markaya bakmaya gitmiştim ve ilk gidişim olduğundan dolanıyım biraz dedim. Öncelikle alışveriş merkezini çok beğendim söylemeden geçemeyeceğim. Sonra da birbirinden iyi markaların vitrin savaşlarına tanık oldum, inanılmaz vitrinler görseller biribiriyle yarışıyordu adeta. Ve o arada dolaşırken mağazanın birinde bir sürü sırt çantası falan gördüm. Bu sıralar laptop için sırt çantası baktığımdan dikkatimi çekti girdim, girdim ki birde ne göriyim bilmeden girdiğim yer case logic markasının ülkemizde ki tek yeri imiş. Ufak bir yer olmasına karşın fazla çeşidin bulunması hoşuma gitti. İyice inceledim ürünlerini ve case logic markasının daha neler ürettiğini gördüm.

      Öncelikle sırt çantalarının hepsi laptop koymak için bir yere sahip, ayrıca bir sürü farklı laptop çanta modelleri de mevcut, laptopların büyük valizlerde çizilmemesi için evrak çantası gibi olanlar da değişik bir renk katmış. Bunlar dışında seyahat çantaları, fotoğraf makinesi için çantalar, cd çantaları, bazı laptop aksesuarları da mağazada mevcut olan ürünler.

      Uzmanlaşmanın önemli olduğuna her zaman inanırım, belki de bu yüzden çok hoşuma gitti bu mağaza bilemiyorum ama laptop sahipleri fotoğraf makinesi sahipleri için bir çok çeşit çantayı bir arada bulabilecekleri ender mağazalardan biri olduğu kesin. Fiyatlara değinirsek çok ucuz sayılmaz fakat uzmanlaşmış şirketler kaliteye daha çok önem verirler ve belki de bir kere alacağınız bir aksesuar için pahalı almaya değer diye düşünüyorum. (Sırt çantaları 99 ytl civarı)

      Belki sitesine bakmak isteyen olabilir adresi:http://www.caselogicuk.com/.

      Kategoriler: Yaşam Etiketler:

      en hızlı kim? 3M’in advergame kampanyası

      Mart 25th, 2008 Yorum yok

      Madem başladım yazmaya devam edeyim dedim:)

      Evet şimdiki bahsetceğim konu ise dünyaca ünlü 3M mağazasının advergame olarak hazırlanmış pazarlama kampanyası.

      Bir gün msn de sohbet ederken altta ki msn textlink yani msn yazı reklamı ilgimi çekti, metinde www.enhizlikim.com sitesine yönlendirme yapıyordu ve bir bilgim olmamasına rağmen siteyle ilgili hemen tıkladım. Karşıma 3M’in hazırlamış olduğu bir advergame çıktı. Bir denemek istedim ve gün içinde en az 20 defa denedim. Advergame’lerde böyle bir durum var sanırım, bırakamıyosunuz:) Heralde son zamanların en popüler pazarlama araçlarından biri olmasının nedeni de bu olsa gerek.

      Oyun gayet güzel, hızlı davranıp 4 ayrı mekanda ki 30 farklı 3M ürününü bulursanız ve en hızlı siz olursanız işlem tamam demektir. Yani hafta birincisi olursanız mp3 player, 1000. kişi olursanız 3M kutusu bir de her hafta 10 kişiye de yine 3M kutusu hediye olarak veriliyor. 3M ürünlerinin tanıtılması ve ne kadar çok çeşit olduğunun vurgulanması açısından gayet başarılı bir çalışma fakat burda bırakmamaları gerektiğine inanıyorum eğer ki daha çok çeşidi vurgulamak istiyorlarsa bu oyunun farklı ürünlerle olan versiyonunu mutlaka çıkartmalılar. Bu sayede bu oyunu ezberleyen kişilerin devamlı hediye alması engellenir, ve farklı versiyonlarla herkes bu sayfadan sıkılmadan oyununu oynayabilir.

      3M gibi bir şirketin böyle bir kampanyayı internette başlatması ve devam ettirmesi de artık internet pazarlamasının ne kadar büyük bir güç olduğunu iyice gösteriyor.

      ikikereiyi gerçekten iyi mi? Coca Cola Zero!

      Mart 25th, 2008 2 yorum

      İlk başta ilginç bir televizyon reklamıyla tanıdık bu sloganı, reklamda ikikereiyi olur mu diyordu, tam da anlam veremedik aslında ne olduğuna. Sonra internet ile desteklenir hale geldi bu çalışma ve yavaş yavaş şekillenmeye başladı ne olduğu.

      Sanırım gizemli kampanyalar tüketicileri daha çok cezbediyor, televizyona reklam giriyor, prodüksüyon güzel, belli ki çok para harcanmış , internete giriyosunuz karşınıza çıkıyor. Ve sonunda görüyorsunuz ki bu pahalı kampanyanın arkasında Coca Cola var ve yeni ürünleri Zero yu tanıtıyorlar.

      Bu çalışmayı bütünüyle bir pazarlama iletişimi kampanyası olarak almamız gerekiyor aslında, sadece reklam diye bakamayız çünkü her yönüyle desteklenmiş ve planlanmış bir kampanya. Gelelim analizimize;

      Yaratılan gizemli hava, prodüksüyon gayet güzel, insanları nedir bu acaba havasına sokuyor. Ve arkasından slogan geliyor iki kere iyi olur mu? Güzel bir konsept Zero’nun çıkış amacıyla tamamen örtüşen bir slogan olmuş. Ne diyorlar Zero için “hem Coca Cola tadında hem Şekersiz” evet yani iki kere iyi bizler için. Bunu da hayatta ki ikiliklerle bağlamaya çalışmışlar. İnternet siteleri gayet başarılı fakat daha farklı advergame’li bir site de yapılabilirmiş. Bu şekilde tüketicilerin son zamanlarda ki favorilerinden olan advergame’lerden de faydalanarak iyi bir geri dönüş sağlayabilirlerdi.

      Reklam çalışmasına bakarsak da kampanyanın ana sloganına ve hedefine hep sadık kalınmış olduğunu görebiliriz. Oyuncu seçimi gayet başarılı, Uğur Yücel gibi usta bir oyuncu çok iyi değerlendirilmiş. Ve hep mesaja odaklanılmış, açıkcası bu stratejilerinin son zamanlarda gördüğüm en iyi kampanya stratejilerinden birisi olduğunu söyleyebilirim.

      Kampanya hedeflerini iyi belirlemelerinden ve devamlı sloganı vurgulamalarından dolayı Coca Cola Zero’nun yeni çıkan bir tad olmasına rağmen gayet iyi tuttuğunu en azından çevreme ve kendime bakarak söyleyebilirim.

      Evet Coca Cola’cılar iyi başardınız, ben de söylüyorum can-ı gönülden:)”Coca Cola Zero’nun hem tadı güzel hem de sıfır şeker”

      www.ikikereiyi.com

      Bu arada git gide her yerde karşılaşmaya başlıyorum zero iletişim kampanyasının bileşenleri ile, mesela bina giydirme ve bayi giydirme gördüm bugün. Gazete dergi internet tv reklamlarına değinmiştik zaten. Komple bir kampanya olmuş diye bir kez daha bastırıyorum açıkcası. Tebrikler Coca Cola!